GÜLCAN AKSOY

Yazar : GÜLCAN AKSOY


Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı  Özel “ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri”nde 

Fizyoterapist olmak

 

Kıdemli bir fizyoterapist gözüyle

 

Fzt. Gülcan Aksoy

E-mail: [email protected]

 

Pediatrik  Fizyoterapi ve Rehabilitasyon; fizyoterapi mesleğinin en keyifli çalışma alanlarından biridir. Pediatrik  fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında çok çeşitli hastalıklara yönelik hizmet verilmektedir. İlk aklımıza gelen serebral palsinin yanında; spina bifida, brakiyal pleksus parazileri, kas hastalıkları ve özel sendromlardır. Serebral Palsi (SP) ise bu geniş yelpazede en sık görülen gruptur. 

Biz ise SP'nin fizyoterapi ve rehabilitasyon sürecini konuşacağız. SP kalıcı ama ilerleyici olmayan bir hastalık grubudur. SP'li çocuk beynindeki hasar ile gelişmek zorundadır. Dünyadaki farklı ülkelerde SP'nin görülme sıklığı ile farklı oranlar verilmiştir. Birçok ülkede SP görülme sıklığının 1000 canlı doğumda ortalama 2 olduğu bildirilmiştir. Türkiye'de ise bu oran (yapılan en kapsamlı çalışmada) 1000 canlı doğumda 4 olduğu bildirilmiştir. SP; doğum sırasında, öncesinde veya sonrasında oluşan herhangibir nedenle beyinde hasar oluşmasıyla gerçekleşir. SP li çocuğa ise klinikte; duyu-algı bozuklukları, zihinsel sorunlar, işitsel sorunlar, konuşma bozuklukları, yutma bozuklukları, solunum yetersizliği, sindirim ve boşaltım sistemi sorunları eşlik edebilir. Pediatrik fizyoterapi; erken dönemlerden başlanarak hayat boyu devam etmelidir. Fizyoterapi-rehabilitasyon programına erken dönemde başlanması ile çocukta normal motor gelişimin sağlanmasını kolaylaştıracak, fiziksel bozukluklar önlenebilecek ve çocuğun fonksiyonel olarak bağımsızlığı sağlanacaktır. Fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları ise çok yönlü ve uzun süreçlidir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon multidisiplinerdir ve aile ile fizyoterapist iş birliği içinde çalışmalıdır. Çocuklarla çalışmak ise bilgi birikimi, sevgi, sabır, heyecan, umut, motivasyon ve ciddi bir sorumluluk gerektirir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları; SP'li çocuklarda anormal kasılan kasların daha düzenli kasılmasını sağlamak ve istemli motor kontrolü artırmaya yönelik yapılan tüm çalışmalardır. Bunun için fizyoterapistler özel tedavi egzersizleri, özelleşmiş tedavi konseptleri ile çocuğu kapsamlı bir şekilde değerlendirerek sorunlarına  çözümler üretmektedir. SP'li çocuklar; rehabilitasyon yaklaşımlarında çok önemli bir yer tutan fizyoterapiyi ise; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, engelli bakım merkezlerinde, hastaneler ya da dal merkezlerinde fizyoterapistler tarafından almaktadırlar. 

Özel Eğitimde Fizyoterapi; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden tedavi alabilmek için SP'li çocukların aileleri; öncelikle üniversite hastalerinden sağlık kurulu raporu, sonrasında ilçelerine bağlı rehberlik ve araştırma merkezlerinden RAM raporu alarak özel eğitim merkezlerine başlayabilirler. Standart raporlarla merkezlere gelen SP 'li çocuklar fizyoterapistler tarafından, genel değerlendirmeden (kişisel bilgiler, özür bilgileri, ailelerine ilişkin bilgiler vb.) sonra muhakkak çocukta etkilenen fonksiyona yönelik ayrıntılı ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. 

Fizyoterapi değerlendirmelerini genel olarak nöromotor gelişim, kas iskelet istemi testlemeleri, denge-koordinasyon, postür, el fonksiyonları, günlük yaşam aktiviteleri ve sportif becerilerin değerlendirmesi olarak sıralayabiliriz. Ayrıca çocuğun süregelen rehabilitasyon süreci, bu sürecin niteliği ve başlama yaşı kaydedilir. SP'li çocuğun kullandığı ortez-protezler, mobilizasyon yardımcıları değerlendirmenin sonunda kaydedilmelidir. Nöromotor gelişim değerlendirmesi refleks ve motor durum değerlendirmesini kapsar. çocuğun mevcut nöromotor durumu tespit edilir. Ayrıca gerekli durumlarda bazı özel testler kullanılır. Kaba motor fonksiyon ölçümü (KMFM-88), kaba motor fonksiyon sınıfladırma sistemi (KMFSS) ,  El becerilerini sınıflama sistemi (MACS), Serebral palsili çocuklar için iletişim-fonksiyon sınıflandırma sistemi (İFSS), günlük yaşamı değerlendirme skalaları, denge ölçekleri (Berg denge ölçeği vb), kas tonusunu takip için Modifiye Ashwort Skalası (MAS), günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı sorgulayan WeeFIM gibi mesleğe özel testlerle çocuğun fizyoterapi yönünden eğitim süreci takip edilebilmektedir.  

Son günlerde ise en çok çocuğa özel belirlenmiş testler kullanılarak, çocuğun yapı-fonksiyon bozukluklarının aktivite ve katılımlarını nasıl etkilediği, bu duruma çeveresel etmenlerin nasıl etki ettiğinin araştırıldığı ICF temelli değerlendirmeler ön plandadır.

Fizyoterapistin en önemli rolü ise SP'li çocuğu kapsamlı olarak hareket, duruş, kognitif, günlük yaşam aktiviteleride ki kısıtlılıklarını gözlemleyip testleyerek çoçuğun ihtiyaçlarına yönelik bir tedavi proramı oluşturmasıdır. Çocuğun motor becerilerini maksimuma çıkarmak için yardımcı olarak çocuk ve aile için en önemli sağlık profesyonellerinden olur. Fizyoterapide her SP'li çocuk için hedefler ailenin ve çocuğun önceliklerine göre belirlenmelidir. SP'li çocukta mental ve motor öğrenme ancak ve ancak çocuğun aktif katılımı ile olur. Nörogelişimsel tedavi (Bobath yöntemi) , fizyoterapistlerin en sık kullanığı yöntemlerdendir. Bobath tedavi yönteminde günümüzde aktif dinamik tedavi, fonksiyonelliği sağlamak için aktivitelerle eğitim, hareketin koordinasyonu ve dengenin geliştirilmesi, iç içe geçmiş farklı aktivitelerin akıcılığıyla kazanılmaktadır. Tonusu düzenleyici ve aktif hareketi ortaya çıkarmaya yönelik pozisyonlamalar ve duyu-motor aktiviteyi artırıcı uyaranlar kullanılmaktadır. Farklı pozisyonlarda günlük yaşamdaki durumlarla bağlantılı olarak hareket ve postür kontrolü geliştirilmeye çalışılırken, çocuğun kişisel gelişimine göre planlanma yapılmaktadır. Fonksiyon içinde hareketi aktive etmek  ve günlük yaşam içinde uygulamaları sürdürmek günümüz Bobath yaklaşımının temel anlayışıdır. SP 'li çocuklar ülkemizde çeşitli nedenlerle düzenli fizyoterapi desteği alamamaktadır. Günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde SP'li birey haftada 1 en fazla 2 seans fizyoterapi desteği alabilmektedir. Özelikle pediatrik fizyoterapi ve rehabilitasyonda modern yaklaşım, egzersizlerin gün içine yayılan aktivitelerle zenginleştirilmesiyle çocuğun gelişimine günün her saati yapılan uygulamalarla katkısı olabileceğini öngörmektedir. Pediatrik rehabilitasyonda ev egzersiz programı vererek aileyi çocuğun terapisti olarak merkeze oturtmak, özürlünün gelişimine büyük katkılar sağlamakta ve aileyi özürlülükle nasıl başa çıkacakları konusunda donanımlı hale getirerek eğitilmelerini sağlamaktadır. Pediatrik rehabilitasyonda verilen ev egzersiz programı; Nörogelişimsel Tedavi yaklaşımı çerçevesinde çocuğun motor durumuna uygun egzersizleri ve günlük yaşamda çocuktaki motor yeteneklerin arttırılması, deformitelerin önlenmesi için uygun oturma, taşıma, oyun oynama duruşlarını ve kas kuvveti, esneklik ve enduransın artırılması ve kas tonusunun düzenlenmesini, ayrıca özrü konusunda ailenin bilinçlendirilmesini içerir. Bunlara ilaveten, özel hastane yada dal merkezlerinden senede 30 artı 30 olmak üzere toplamda 60, devlet hastanelerinden ise artı 30 seans daha alarak toplamda 90 seans alma hakları bulunan SP'li çocuklar düzenli fizyoterapi hizmeti alabilmektedir. Bu seanslar çocuğun özel eğitime gitmediği günler verilerek haftalık fizyoterapi seanslarının sıklığı artırılmaktadır. Ancak uzun yıllar pediatrik rehabilitasyonda çalışmış, 5 yıl özel eğitim merkezi, 4 yıl da hastanelerde 30 seanslık ek fizyoterapi hizmetini veren ve süreçleri yakınen bilen bir fizyoterapist olarak SP'li bireylerin ülkemiz açısından rehabilitasyonunun yetersiz olduğunu düşünmekteyim. Hastanelerde verilmekte olan fizyoterapi süreci; alanında deneyimli fizyoterapistlerce yürütülmeli ve tedavi hizmetleri için çocuklara özel tedavi odaları düzenlenmiş olmalıdır. Sonuç olarak SP 'li çocukların yaşam kalitesini artırmak ve toplumla entegrasyon süreçlerini kolaylaştırmak için maksimum bağımsızlık elde etmelerini sağlamamız gerekmektedir.  Bunun için özel eğitim merkezlerinde verilmekte olan fizyoterapi seanslarının sıklığı artılmalıdır. Ülkemizde yaşayan SP'li çocukların maddi olanaklarının düşük olması, rehabilitasyon hizmetinin ve ekipmanlarının pahalılığı ve bilinçsizlik yüzünden rehabilitasyon hizmetlerinden yeterince yararlanamamaktadırlar. SP'li bireylerin birçoğu, varolan potansiyellerini etkin şekilde kullanamadıkları için günlük yaşam aktivitelerinde bir başkasına bağımlı olarak yaşamaktadır. Bu da onları aile ve toplum hayatında edilgen konuma itebilmektedir. 

Mobilizasyon (biryerden başka bir yere hareket edebilmesi)  problemleri birçok özürlünün evinden çıkamamasına, eğitimini sürdürememesine ve iş hayatında aktif roller alamamasına neden olmaktadır. SP'li çocukların uzun süren  fizyoterapi ve rehabilitasyon yakşalımlarından fayda görerek ileriki yaşlarda topluma faydalı bireyler olup iş hayatında aktif hale gelebilmeleri için ülkemizde ancak pilot uygulamalarla yürütülen bağımsız yaşam atölyelerinin sayısının artırılarak daha kolay ulaşılabilir olmasına ihtiyacımız vardır.

Yazıyı yazarken aldığım yardımlar ve mesleki  tecrübelerim için Prof.Dr. Mintaze Kerem Günel hocama teşekkürü bir borç bilirim.